| | Üretsiz Blog oluştur

Bedava Joomla Web Hosting

          Joomla! ile Tam Uyumlu Web Barındırma Paketleri

        - Özel Joomla! optimizasyonu ile Türkiye'de Tek
        - Otomatik yapılandırılmış CHMOD ayarları
        - Site bazlı Safe Mode Açık-Kapalı Özelliği
        - register_globals: ON
       

Arama Motoru Optimizasyonu için .htaccess desteği Joomla! ile sadece uyumlu değil, Joomla! ile tam uyumlu sunucularımız ile Joomla! sitelerinizde yaşadığınız
sunucu kaynaklı sorunlardan tamamen kurtulacaksınız.
Buraya tıklayıp bedava internet alanı için üye olun


http://trjoomla.co.cc/

http://trjoomla.co.cc/

Oyun Sitesi Bedava Oyunlar

Teknoloji sitesi

Uğur Böceği

uğur böceği

Aslında bunlara uğur yerine şimdilik bilimsel olarak, yararlı böcek diyelim. Çünkü uğur
böcekleri, bahçelerimizde özellikle şeftali, erik gibi birçok meyve ağaçları, buğday,
domates, bakla gibi birçok besinimize zarar veren yaprak biti dediğimiz zararlı böceklerin
baş düşmanıidır. Uğur böceklerinin en büyük uğuru belki de buradan gelmektedir.
Çogu uğur böceği karnivordur (etçil) ve bunlar zararlı böceklerin yumurta, larva (tirtil)
ve bazen de erginleri ile beslenmektedir. Birkaç uğur böceği örneğin 22-noktalı sarı
renkli uğur böcekleri, 16-noktalı ve 24 noktalı türler ise bitkisel besinle beslenmektedir.

Dünya’da 3500’ün üzerinde, Avrupa’da 100, Trakya’da 25-30 kadar farklı uğur böceği
türü bilinmektedir. Renklerine göre, kırmızı, siyah, sarı ve kahverengi olmak üzere 4 farklı
gruba ayrılır. Bu renkler üzerinde farklı türlere göre farklı sayıda noktalar bulunur.
Örneğin kırmızı renkli, 7-noktalı uğur böceği (resim) çevremizde en fazla rastladığımız
en büyük uğur böceklerinden biridir.

Hayatları yumurta, larva, pupa (koza) ve ergin evrelerinden oluşur. Ekim-Nisan arası
ergindir. Nisan ve Mayıs’ta çiftleşerek Haziran’da yumurta bırakır. Yumurtalardan çıkan
larvalar, Haziran-Ağustos aylarında zararlı böceklerin çok olduğu zamanda görülür.
İşte esas olarak bu uğur böceği larvaları, bitkilerdeki yüzlerce zararlı böcek üzerinden
beslenip onları yok ederek önemli bir iş başarır aslında, birçoğumuz fark etmeden.
Ağustos’ta pupa evresine girer.Eylül’de pupadan erginler çıkar, kışıda ergin evrede geçirir.

Birçok ülkede uğur böcekleri biyolojik mücadelede kullanılmaktadır. Yani bir zararlı tür,
onu yok eden başka bir canlı ile kontrol edilmektedir. Onlarca, yüzlerce uğur böceği,
zararlının musallat olduğu, örneğin bir şeftali veya gül bahçesine salındığında, bahçe
zararlıdan dogal bir yolla temizlenmektedir.

30 gün kadar süren larva (resim: 7-noktalı uğur böceği larvası) evresi sırasında, bir larva
ergin olana kadar yaklaşık 300 adet, bir uğur böceği yaşami süresince de yaklaşık 5000
kadar yaprak bitini yiyerek yok eder. Erginler 1000 kadar olabilen sayıda yumurta bırakabilir.
Yalnız larvalar, zararlı patates böceği larvalarına çok benzer, bunlarla karıştırılmamalıdır.

Görüldügü gibi, uğur böcekleri kullanılarak yapılan biyolojik mücadelede, hiç kimyasal ilaç
kullanmadan yaprak biti zararlılarını bahçemizden temizlemek mümkündür. Bir ekin tarlası
kenarından onlarca, yüzlerce 7-noktalı uğur böceğini toplayıp bahçeye bırakmak sadece
bir saat gibi kısa bir süre alacaktır. Erginler bahçede uzun süre kalmayıip uçup gidebilirler,
fakat bunların larvaları (resim) bahçeye bırakıldığında, kolayca ortama alışır ve istenen
başarı sağlanır. Birçok ülkede, larvalar laboratuarda üretilip isteyenlere ücretsiz
gönderilmektedir. Hatta bu işi ticaret olarak yapan şirketler bile bulunmaktadır.

Kimyasal ilaçların zararları artık çok iyi bilinmektedir. Bu zararların en önemlilerinden birincisi,
ilaca karşı zararlının dirençli nesillerinin ortaya çıkmasıdır. Örneğin karasineklere karşı bir ilaç
uygulandığında diyelim ki 10000 sinekten çoğu öldü geriye sadece dört tane kaldı, çünkü bu
dördü, genetik olarak ilaçtan etkilenmeyen genleri taşıyor. Üç, dört, beş veya onlarca nesil
geçerek bu dirençli sineklerin tekrar çoğaldığını düşünelim. Fakat meydana gelen sineklerin
hepsi, daha önceki dirençli genetik yapıya sahip 4 sineğin soyundan geldiğinden, ne kadar
ilaç uygulanırsa uygulansın, kontrol sağlanamayacaktır ve bir sinek patlaması olacaktır.
İkincisi, kimyasal ilaçlar insan ile beraber etraftaki diğer hayvanlara ve bitkilere hastalık yapıcı
birçok etkilere sahiptir. Kimyasallar, solunum sistemi yoluyla vücudumuza geçerek kanser
başta olmak üzere birçok hastalığın gerçek nedenidir. Kimyasallar yıllarca etrafta etkili kalabilir.
Üçüncü bir zarar eklemek gerekirse, ilaç uygulandığında ilk anda etrafta zararlı ile beraber,
uğur böcekleri, diğer birçok zararsız hayvanlar ve bitkiler de ölecektir.

Doğada müthiş bir denge vardır, bu denge canlılar arasında bir zincir şeklinde sağlanır.
Bitkiyi yiyen zararlı böceği, bir başka böcek, bunu da örneğin bir kertenkele, veya kuş yer.
Kertenkele, bir yılan veya bir fare tarafından yenir. Fareyi kirpi yer, kirpiyi başka biri. En
sonuncu da ölünce, bunda birikmiş organik ve diğer maddeler toprağa, topraktan da
tekrar bitkilere geçer. Zincir böyle devam eder. Doğa hiçbir zaman birinin bu dengeyi
bozmasına izin vermez. Fakat insanoğlu işe karıştığında ne denge kalır ne zincir. Zararlı
fareleri ortadan temizleyen bir yılan, bir baykuş görünce can atarız öldürmeye, uğursuz
deriz cahilce. Yılanların, farelerin, kirpilerin aşırı çoğalmasını engelleyen gelincikler hakkında
sayısız hikayeler uydurulur. Bütün canlılar doğanın rezervidir. Hiçbiri insanoğluna zarar
vermeye eğilimli değildir. Eger sağlıklı bir gelecekte yaşamak ve nesillerimizi de yaşatmak
istiyorsak, elimizden geldiğince, her türlü bitki ve hayvan doğal kaynaklarımızı korumalıyız.
Korumakla kalmayıp etrafımızdaki (her konuda) herkese iyi örnek olalım, onların da bir
başkasına iyi örnek olması için uyaralım yol gösterelim.

İyi, güzel şeyleri her zaman birbirimize örnek olarak göstererek bir zincir oluşturmasını
sağlayalim ki yukarıda bahsedilen zincir de sağlam kalsın, böylece nesillerimiz huzurlu
ve mutlu bir çevrede yaşamaya devam edebilsin.